İletişim
Bir konuşma, bir satış değil.
Bir fikrin ya da bir sorun olabilir; ikisi de olur. Yanıt veren kişi, projeni yapacak kişiyle aynı. Arada satış katmanı yok, ilk konuşma bağlayıcı değil.
Formu doldurmadan önce ne olacağını bil.
Çoğu ajans iletişim formu bir kara kutudur. Bu üç adım, bizimkinin neden öyle olmadığını anlatıyor.
Yazdığında
Form bir satış ekibine değil, işi yapacak ekibe düşer. Otomatik bir teşekkür e-postası ve sonra sessizlik yok.
İlk konuşmada
Ne istediğini tam bilmiyorsan da olur. Birlikte problemi tek sayfaya indiririz; bu görüşme bağlayıcı değil ve ücretsiz.
Sonrasında
Çalışmaya karar verirsek bile kod, hesaplar ve veri ilk günden senin adına açılır, sende kalır. Geride hiçbir şey bırakmazsın.
Başla
Ne istediğini tam bilmiyorsan da yaz.
Birkaç cümle yeter. Çoğu iş, net bir brief'le değil, doğru soruyla başlıyor.
Yanıt 24 saat içinde, satış ekibinden değil, işi yapacak ekipten.
Yazmadan önce bir şey takıldıysa, sık sorulanlara bak; ilki, çoğu kişinin sormaya çekindiği soru.
Form yerine doğrudan yazmak istersen.
Form en hızlısı, ama dilersen doğrudan e-posta da olur. İki kutu, iki dil; ikisi de işi yapan ekibe düşer.
- Englishcontact@dijimotto.com
- Türkçebilgi@dijimotto.com
Önce nasıl düşündüğümüze bakmak istersen.
Üç kısa yazı. İletişim öncesi marka düşüncemizi tek tek anlatır; ikna metni değil, uyguladığımız ilkeler.
Önce nasıl çalıştığımıza bakmak istersen.